Home » Makale ve Analizler » Rusya ile Çin arasında Doğu Türkistan

Rusya ile Çin arasında Doğu Türkistan

Rusya ile Çin arasında Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti’nin Yıkılışı (1934–1949)

Doğu Türkistan’da ikinci defa bağımsız bir devletin kurulmasının, Batı Türkistan toprakları üzerindeki hakimiyetini etkileyeceğini düşünen Rusya, bu devletin derhal imha edilmesi yönünde girişimlerde bulunmuştur.

Doğu Türkistan’da ikinci defa bağımsız bir devletin kurulmasının, Batı Türkistan toprakları üzerindeki hakimiyetini etkileyeceğini düşünen Rusya, bu devletin derhal imha edilmesi yönünde girişimlerde bulunmuştur. Rusya ile Doğu Türkistan’ı nasıl ele geçireceğini düşünen Çin arasında uzun süren anlaşmazlıklar sonucu Ruslar baskın çıkmıştır. Bir taraftan Doğu Türkistan üzerinde planlar kurmakta olan Çinlilerin ordularını bölgeden sürerken, diğer taraftan da henüz çok zayıf ve teçhizatsız bir orduya sahip olan Hoca Niyaz’a, yönetimi kan dökülmeden teslim etmeleri yönünde teklifler sunmaktaydılar.

O sırada Doğu Türkistan hükümeti henüz uluslararası platformda tanınmamıştı. Kapasitesinin farkında olan ve gücü mahalli ölçeği aşamayan hükümetin başkanı Hoca Niyaz Hacı da çareyi tamamen yok olmaktansa bu teklifleri kabul etmekte görmüştü. Buna göre Hoca Niyaz, Doğu Türkistan Eyalet Hükümeti Reis Muavinliğine getirilecek ve Rus işgal kuvvetleri, Kaşgar, Yarkent ve Aksu şehirlerinde konuşlanarak milli hükümetin askerlerine dokunmayacaktı. Lakin Hoca Niyaz’ın bu teklifleri kabul etmesi, hem kendi, hem de Doğu Türkistan’ın sonunu hazırlayacaktı.

Rusya, 1935-1937 yılları arasında bölgeye müşavir, mühendis, teknisyen, doktor, öğretmen vb. göndermek bahanesiyle 400 kadar ajan göndermiştir. Ruslar tarafından yetiştirilen ajanlar ve polis teşkilatı, Doğu Türkistanlıları, birbirlerini ele verdirecek hale getirmiştir. İnsanlar, sürekli inşa edilen hapishanelere sudan sebeplerle doldurulmuş, mahkumlar işlemedikleri suçları işkencelerle kabul etmek zorunda kalmışlardır. Ayrıca daha önce dokunulmayacağını vaat ettikleri yönetim kadrosu ve askerler tasfiye edilmiş, Hoca Niyaz Hacı dahil olmak üzere binlerce insan şehit edilmiştir. Bütün bunlar, bağımsız bir Doğu Türkistan’ın Batı Türkistan’a örnek değil, ibret olması için yapılmıştır.

Bununla birlikte İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesi, Rusya’nın bölgedeki hakimiyeti için tersine işleyen bir süreç başlatacaktır. Almanların Rus toprakları üzerinde ilerlemesi üzerine Rusların desteği ile Doğu Türkistan’da diktatörlüğünü ilan eden Shen Shih-Ts’ai, Çinlilerin Rusya’nın zayıf anından yararlanacağını düşünüp Doğu Türkistan’ı yeniden ilhak edecekleri ve kendisini cezalandıracakları endişesine kapılmıştır. Bunun üzerine Çinlilerle anlaşmaya varıp Doğu Türkistan’dan bütün Rusları ve Rusya adına ne varsa hepsini kovmuştur.

Shen’in bu şekilde taraf değiştirmesiyle Doğu Türkistan, Rusya’nın hakimiyetinden çıkıp yeniden Çin işgaline uğramıştır. Çin yönetiminin Shen yerine atadığı Wu Chung-Hsin, Doğu Türkistan’ı Çin milletinin bir parçası olarak görüyor ve aradaki farklılıkları, kültür ve din farklılıklarına değil sadece mesafe farkına bağlıyordu. Bugün Çin yönetiminin Doğu Türkistan’da uyguladığı zorunlu Çince kullanma ve bölgeye Çinli göçmenler getirme siyaseti, 1944 yılında Wu Chung-Hsin yönetiminde de sıkça rastlanan uygulamalar olmuştur.

Milliyetçi Çin Hükümeti’nin Doğu Türkistan siyaseti sonucunda, halk arasında uzun yıllar süren baskının da uzantısı ola

 

 

 

 

About admin

Leave a Reply