Home » Makale ve Analizler » BM Doğu Türkistan’daki Çin zulmüne neden duyarsız?

BM Doğu Türkistan’daki Çin zulmüne neden duyarsız?

bdtBM Doğu Türkistan’daki Çin zulmüne neden duyarsız?

Esra UÇAR

[email protected]

Filmin bir parçasını oluşturan Çin katliamları bugün dünyanın en büyük ama en görmezden gelinen sorunlarından.

Filmde, Çin’in kirli postalları çiçek bahçelerini ezdiğinde, kareye giren ilk tüfek görseli yaşanacakları anlatıverir. Halk neredeyse sapanlarla bir ordu kurmaya çalışır, ellerini bile kaldıramadan 1 milyon şehit verirler. Tarihin en kanlı ideolojisi barış ve sevgiyi bir lokmada yutmuş, Stalin, Lenin, Mao gibi diktatörlerin Darwinizm mantığıyla uygulanan en acımasız katliamlarından paylarını almışlardır. Günümüzde birkaç Hollywood’lu aktörün Dalai Lama ile dostluğu Batının farkındalığını arttırmış olsa da bu konuda bir şey yapmamaktalar.

Doğu Türkistan… Tibet gibi dünyanın Çin katliamlarına sessiz kaldığı bir ülke.  Tam Sovyet egemenliğinden kurtulduklarında kendi cumhuriyetlerini kurmuşlardı ki birkaç yıl içinde Mao’nun kırmızı kitabının kapağı altında buldular kendilerini. Ne Rusya’nın ne Çin’in eli çekilmedi üstlerinden. Çin, bu halkları dinlerinden, dillerinden, kültürlerinden, aile bağlarından koparmak için kan döküyor her gün.

Mao’nun 66’daki meşhur “kültür devrimi” ile başlayan cami yıkmalar, dindar insanlara sokaklarda, hapislerde işkenceler, genç kızlara tecavüzler, Kur’an toplatmalar, yakmalar, eğitimi engellemeler, hamile kadınlara kürtajlar, doğanların öldürülmesi, zorla kısırlaştırmalar bugün de devam etmekte. 20 yıla yakın süredir binlerce Uygur Türkünün toplama kamplarında inanılmaz koşullarda yaşatıldığı bilinmekte. Yine binlerce siyasi tutukludan bir daha haber alınamamıştır.

Bu halkın çektikleri “sosyal” sıkıntılar değil, akla gelebilecek en ağır işkenceler. Diri diri gömülmeler, iki ayaktan ayrı ayrı öküzlere bağlatılıp bedenleri parçalatmalar, öldüresiye dövüp karda bırakmalar, kıtlık politikaları ile açlıktan öldürmeler, insanları bebekleri yiyecek duruma getirmeler bölgenin merhum lideri İsa Yusuf Alptekin’in Tükiye’de yayımlanan kitaplarında da genişçe söz ettiği işkencelerden sadece birkaçı. Mao’nun yönetime geldiği 1949’dan açlıktan ve işkencelerle öldürülmüş insan sayısının 30 milyon gibi inanılmaz bir rakama yaklaşmış olmasına nasıl seyirci kalındığını anlamak mümkün değil. Bu satırı lütfen bir kere daha okuyun.

Çin Doğu Türkistan’da yaptığı etnik temizlikle 60 yılda müslümanların sayısını %75’den %40’a indirirken %6 olan Çinli sayısını %53’e çıkarmış, yerli halkı büyük şehirlerden tamamen uzaklaştırmış, açlık ve safelete itmiştir. Son dönemlerde topladıkları Türkleri nükleer denemelerde kullanmaya başlamışlardır. Çin 50 kadar nükleer ve hidrojen bombası patlatmıştır Doğu Türkistan’da -ya da kazanılmış topraklar anlamına gelen verdiği isimle, Sincan’da. Bu denemelerde ölen Müslüman sayısının 210 bin olduğu bilinmekte. Binlerce insan sakat ve kanser. Özürlü doğan çocukların sayısı 20 bini geçmiş… Ansiklopedik bilgi gibi yazdığım bu cümlelerin her biri dünyayı ayağa kaldırmaya yetecek olaylar… hem de daha ilk farakındalıkta. Oysa yıllardır çığlık çığlığa bu halk ve herkes suskun.

İnternette tıklayıverin iki dakika ‘Doğu Türkistan’da Çin zulmü’ diye, içiniz kaldırdığı kadar göz atın. Çok konuşulan Suriye’den kat kat büyük bir katliam, vahşet var. Üstelik Suriye’de iki yıldır yaşananlar Çin baskısında 250 yıldır yaşanmakta. Peki dünya neden sessiz?.. Bu insanların acılarını kim kaale alacak, kim bu diktatörlüklere dur diyecek?.. Nasıl?..  Dünya seyrediyor yıllardır.

Doğu Türkistan’ın Birleşmiş Milletler’e yaptığı tüm başvuruların geri çevrilmesinin nedenini sorsak kim söyler acaba?.. Raporlar yazıp sonra kafalarını çeviriyorlar. Peki ya bizim coğrafyamız?.. Bu coğrafyada yaşayan, savaşlardan, işkencelerden bıkmış, özünde hepsi kardeşlik ve barış isteyen komşu ülkeler, hele hele aralarında dünyanın en zengin ailelerinin bulunduğu İslam ülkeleri?.. Neden kimsenin sesi çıkmıyor?.. Neden biraraya gelinip bir güç gösterisi yapılamıyor? Neden Doğu’nun bu vahşetine ekonomik, politik yaptırımlarla karşı koyacak bir birlik kurulmuyor, neden bu halklara sahip çıkılmıyor, işte bunu anlamak daha zor.

kaynak: bugun.com.tr

About admin