Home » Haberler » ÇİN BÜYÜK ELÇİSİNE DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİNİN DURUMUNU SORDU

ÇİN BÜYÜK ELÇİSİNE DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİNİN DURUMUNU SORDU

Doğu Türkistan’da zorla toplama kamplarına alınan ve işkenceden geçirildiği belirtilen soydaşlarımızın durumunu sordu.

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş , Çin Büyükelçiliği’nin daveti üzerine Türkiye-Çin Parlamentolar arası Dostluk grubu üyeleriyle birlikte Büyük elçilik konutuna gitti.

Burada Türkiye ile Çin arasındaki ticari konuların görüşüldüğünü belirten Fahrettin Yokuş, Doğu Türkistan’da zorla toplama kamplarına alınan ve işkenceden geçirildiği belirtilen soydaşlarımızın durumunu sordu.

Çin Büyük elçisinin Doğu Türkistan sorusu karşısında büyük şaşkınlık yaşadığını, toplama kamplarıyla ilgili BM’nin de raporladığı haberlerin gerçekleri yansıtmadığını söyleyen büyükelçinin ses tonunun açıklama sırasında yükseldiğini ve suratından suçluluk ifadesinin açıkça okunabildiğini söyledi.

Sayın Millet vekili Yokuş, “Söz konusu eğitim kamplarının varlığını İnkar edemedi, ancak mesleki eğitim yaptırdıklarını söyledi , dahası radikal İslamcıların eline soydaşlarımız düşmesin diye kamplarda aydınlatma yapıldığını söyledi” ifadelerini kullanırken, Çin Büyükelçisi’nin açıklamaları, Kamu Bülteninin geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiği Çin hükumetinin Doğu Türkistanlı Müslüman soydaşlarımıza zorla böcek, domuz eti yedirildiği iddialarını da doğrular nitelikteydi.

Konya Milletvekili Fahrettin Yokuşun bu konu hakkında kendi Facebook sayfasında şöyle yazıyor:

ÇİN BÜYÜK ELÇİSİNE DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİNİN DURUMUNU SORDUM ..!

Değerli dostlarım, uzun yıllardır Çin’in Doğu Türkistan bölgesinde yaşayan ve sayıları 40 milyondan fazla olan UYGUR TÜRKLERİ, Marksist Çin yönetiminin zulmü altında inim inim inlemektedir.
Bu zulme, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere, Türkiye ‘de kayıtsız kalmaktadır. Bir kısım göstermelik “cılız” tepkileri de Çin Hükümeti dikkate almamaktadır!

Geçtiğimiz hafta içerisinde Çin hükümetinin, on binlerce Uygur Türk’ünü “Eğitim Kampları” adı verilen zulüm kamplarında toplaması, İnsan hakları konusunda duyarlı olan, başta Kanada olmak üzere 14 duyarlı ülke Eğitim kampları konusunda, Çin hükümetini uyaran bir mektup göndererek;
Türklere karşı yapılan İnsan Hakları ihlalleri ile ilgili açıklama talep etmişlerdir .
Ne yazık ki; Çin Hükümetine, Türklere yapılan insanlık dışı uygulamaları soran ülkeler içinde Türkiye yoktur. Yani Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, sessizliğini sürdürmektedir !

Önceki gün Çin Büyük elçiliğinin daveti üzerine,Türkiye- Çin Parlamentolar arası Dostluk Grubu Üyeleri olarak, Grup Başkanımız Ahmet Arslan (Eski Ulaştırma Bakanı ) ile birlikte 7 parlamenter ( üç farklı partiden oluşan ) Çin Büyük elçiliğinin konutuna gittik .

Yemekte, Çin’le ülkemiz arasındaki ticari ilişkiler başta olmak üzere, pek çok konuda işbirliğinin artırılması hususlarında karşılıklı temennilerde bulunuldu.
Ben de özellikle son yıllarda onların “Sincan Özerk Bölgesi” dediği, bizim ise “Doğu Türkistan” dediğimiz bölgede yoğun olarak yaşayan Uygur Türklerinin sorunlarını gündeme getirdim.
Elçi Bey, Kanada Hükümeti ile birlikte 15 Ülkenin Doğu Türkistan’da, “Türklerin toplanıp Tıkıldığı Eğitim Kamplarını” sordum. İnsan hakkı ihlalleri iddialarını dile getirdim ..!

BU SORUM “SOĞUK DUŞ ETKİSİ ” YARATTI!

Çin elçisinin o ana kadar yüzünden hiç eksilmeyen tebessümü kayboldu. Yerini Öfke aldı. Başladı anlatmaya;
Tercümanı da bize tercüme etmeye
“Söz konusu Eğitim kamplarının varlığını İnkar edemedi. Ancak, mesleki eğitim yaptırdıklarını söyledi. Dahası Radikal islamcıların eline, Uygur Vatandaşlarımız düşmesin diye kamplarda aydınlatma yapıldığını söyledi.
(Bu sözden de anlaşılacağı gibi asimilasyon yaptıklarını da itiraf etmiş oldu )

Müslüman Türklerin, ibadetlerini rahatlıkla yaptıklarını anlattı. Ayrıca, Sincan Özerk bölgesinde, nüfusun çoğunluğunu Uygurlar oluşturduğu için, Özerk bölgenin başındaki yöneticinin Uygur olduğunu, kendi yasalarında bir bölgede yaşayanların etnik nüfusu % 64 oranının üstünde ise,
O bölgeyi yöneten kişinin, İlgili etnik gruptan oluştuğunu ifade etti .!
Bütün bunları söylese de inandırıcılığı yoktu. Batı basını başta olmak üzere, Türkiye’de bu konuda yapılan yayınların maksatlı olduğunu söyleyerek yalanlamaya çalıştı.
Yukarıda da ifade ettiğim gibi, Elçi beyin yüz ifadeleri konuşurken zaman zaman sesini yükseltmesi ve bakışlarında ki öfke ve rahatsızlık, tam anlamı ile “Suçluluk Psikolojisi” içinde davranış sergilemiş olması, beni oldukça mutlu etmiştir .

Bir Türk evladı olarak Parlamentoya girince, “Önce İnsan Hakları Komisyonu” üyeliği isteyip, ülke insanımızın haklarını savunmak, daha sonra Parlamentolar arası TÜRKİYE -ÇİN Dostluk Kurulu Üyesi olmamı sağlayan parti yöneticilerime şükranlarımı bir kez daha sunuyorum.

Daha yeni başladık. Her yerde ve her zaman
“Varlığımız Türk Varlığına Armağan Olsun “deyip, Türk -İslam Ülkümüz doğrultusunda, Dünya Türklüğüne ve İslam alemine ve hatta insanlığa sahip çıkmaya devam edeceğiz .
YAŞASIN DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLÜĞÜNÜN BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ

Doğu Türkistan’daki işkence kamplar ve kamplardaki Uygur Türkleri hakkında Çin büyük Elçisini sorguya çeken sayın millet vekili Fahrettin Yokuş bey’e tüm Doğu Türkistanlılar adına Teşekkür ederiz.

About admin