Home » Haberler » Çin’in Gizli Kamplarında Müslüman Uygurlara Yapılan 5 Zulüm

Çin’in Gizli Kamplarında Müslüman Uygurlara Yapılan 5 Zulüm

Çin’in Gizli Kamplarında Müslüman Uygurlara Yapılan 5 Zulüm

Bu yazı, Gulnaz Uighur’un 5 Kasım 2018 tarihli muslimmatters.org’daki yazısından çevrilmiştir.
This article is a translation of Gulnaz Uighur’s article on muslimmatters.org on

1949 yılında iki önemli gelişme yaşandı: Birincisi Çin Halk Cumhuriyeti kuruldu. İkincisi; Doğu Türkistan, Çin Halk Cumhuriyeti tarafından işgal edildi. Bunun akabinde dünya, benim halkımın tarihinde yaşadığı en berbat olaya, Mao Zedong’un kültürel devrimine şahitlik etti.

Tarih tekerrür ediyor. Bugün tekrar iki şeye şahitlik ediyoruz. Mao’nun yoldaşlarından olan ateist Xi Jinping, Çin’i yöneten isim, aynı zamanda Uygur ve Kazak Müslümanlarını “yeniden eğitim kampı” diye isimlendirdiği illegal toplama kamplarına gönderen isim. “Yeniden Eğitim” ismi Mao’nun soykırımlarını “kültürel devrim” olarak adlandırılmasından esinlenildi.

Türk asıllı Uygur Müslümanları, Çin Halk Cumhuriyeti için birer robot olmaya zorlanıyor.

Uygur Müslümanları ailelerinden ve çocuklarından koparılıyor, kimliklerini unutmaları için ağır işkenceler görüyorlar. Dinlerinden döndürülmeye zorlanıp Komünist Partiye bağlılık yemini ettiriliyorlar.

Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler bu toplama kamplarını kınarken Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan, Endonezya, Mısır, Bangladeş, Afrika’daki Müslüman ülkeler ve Maldivler sessiz kalmayı ve Çin’le dostluklarına devam etmeyi seçiyorlar. Sadece Malezya bu zulme karşı çıkacak cesarete sahip. Biz İslami çalışmalarda, Kur’an’da açıklanıldığı gibi bütün Müslümanları kardeş sayan ümmet kavramını öğrendik, şimdi kardeşliğimizi kanıtlamanın ve Uygurları Çin’in elinden kurtarmak için güç göstermenin tam zamanı. Çin polisi apaçık İslam düşmanıdır ve biz bu vebayı diğerlerine sıçramadan önce durdurmalıyız.

Aşağıda, Çin’in gizli kamplarında kardeşlerinize uygulanan beş korkunç zulüm var. Lütfen acılarımızı paylaşın ve çok geç olmadan hükümetlerinizden Uygurlara yardım etmelerini talep edin.

1. İslam’ı Unutturmak İçin Beyin Yıkama

Kamplardaki insanların ibadet etmesine izin verilmiyor. İslam’daki ibadetlerin tümünün zararlı olduğu ve Kur’an’da söylenen şeylerin terk edilmesi gerekildiği özellikle vurgulanıyor. Mahkumlara yemek alabilmeleri için zorla Çin’i öven şarkılar söylettiriliyor. Birçok eski tutuklunun söylediğine göre insanlar günden güne kendi kültürlerini unutmuş ve Çin propagandasını benimsemiş birer robot haline sokulmak isteniyor. Gardiyanlar mahkumların fiziki ve psikolojik olarak tam bir itaat halinde olması için sürekli korku salıyorlar.

2. Domuz Eti Yemeye ve Alkol İçmeye Zorlanma

Helal olan her şeye karşı çıkmaya ve kararlı bir savaş yürütmeye yemin eden Urumçi’deki Komünist Parti liderleri, helal karşıtı bir hareket başlattılar. Helal levhalarının kaldırıldığı Urumçi’de artık Uygurlar’ın dinlerinden döndüklerini söylemeleri de yetmiyor, alkol içmeye ve domuz eti yemeye zorlanıyorlar. Çin hükümetine göre bu “helal karşıtı” kampanya seküler hayata nüfuz eden ve aşırılığa hizmet eden İslam’ın durdurulmasına yardım ediyor.

3. İşkence Çeşitleri

Otoriteler mahkumlara verdikleri emirlere uymaları için ayak bileklerini “tiger” sandalyelerine bağlayıp ayaklarına pranga vurup ellerini arkada kelepçeleyerek çeşitli insanlık dışı işkenceler yapıyorlar. Komünist Parti işkencecileri, kurbanların uyumalarına kesinlikle izin vermeden havaya asıp saatlerce dövüyorlar. Kalın tahta ve kauçuk coplar, bükülmüş telden yapılan kamçılar, cildi delmek için iğneler ve tırnakları çekmek için kullanılan penseler… Hepsini kurbana işkence etmek ve İslam’dan uzaklaştırmak için kullanılıyor. İnsanlar sadece iç çamaşırlarıyla yakıcı güneşin altında, çimento döşemeler üzerinde saatlerce durmaya zorlanıyor ve bazıları kirli ve pis kokulu suyla dolu su hapishanesine atılıp yaklaşık beş gün orada bekletiliyor. Tüm bu ağır işkenceler boyunca, gardiyanlar sadece ölmemeleri için mahkumlara küçük bir parça ekmek veriyor.

4. Kadınlara Tecavüz Edildi

Bir röportaj sırasında bazı eski mahkum kadınların her gün Komünist Parti memurları tarafından tecavüze uğradığını ve direnenlerin öldürüldüğünü söylediler. Hamile kalmamaları için ilaç verilen bu kadınlar hücrelerinden alınıyor ve gece boyunca tecavüze uğruyorlardı. Küçük bir odada yaklaşık 50–60 kadın kalıyor fakat düzenli olarak bu kadınlardan 5–10 tanesi götürülüyor ve bir daha asla geri gelmiyordu. Her gün insanlar katlediliyordu.

5. Tuhaf ve Mesnetsiz Kampa Gönderilme Bahaneleri

Önceki yıllarda dindar Uygurlar hedefteydi. Bugün ise sebze almak için dışarı çıkan birisi bile geri dönemeyebilir, herkes her an her dakika kampa gönderilebilme tehlikesiyle karşı karşıya hiçbir Uygur güven içinde değil. Yurtdışındaki akrabalarla iletişime geçmek, yurtdışına seyahat etmiş olmak, sakal uzatmak ve hatta saçlarını kestirirken bir vaazın kulağına gelmiş olması gibi garip bahanelerle bir Uygur’u tutuklayabiliyorlar. Toplama kamplarında katledilen insanların bedenleri kesinlikle ailelerine gösterilmiyor. Eski bir mahkûmun söylediklerine göre, her zaman 5–10 kişi tarafından izlenildiğin için ve her oda kameralarla dolu olduğu için intihar etmek bile imkansız.

Görüldüğü üzere durum çok kötü. Peki hâlâ sessiz kalmaya devam edecek misiniz?

kaynak: medium .com

About admin