Home » Makale ve Analizler » Doğu Türkistan Özerine

Doğu Türkistan Özerine

Geçtiğimiz günlerde Doğu Türkistan konferansındaydık. Çok güzel bir program hazırlamışlar. Konuşmacılardan birinin aşağıdaki sözlerine dikkatinizi çekmek isterim:

Sizlerle aslında burada “Doğu Türkistan için ne yapılabilir?” sorusu üzerine konuşmak isterdim ancak biz henüz o aşamada değiliz. Biz henüz Doğu Türkistan’ı tanıtma aşamasındayız. Çünkü kimse bilmiyor; Nedir? Neresidir? Ne sıkıntısı vardır? Keşke sorunun çözümü için konuşabilme aşamasında olabilseydik..

Evet. Ne acı değil mi? Bizim öz kardeşlerimiz kızıl Çin’in soykırımı altında kelle koltukta mücadele vermekteler, insanlık suçuna maruz kalmaktalar ancak bu davanın savaşçıları henüz bunları tanıtma aşamasındalar.. Gerçekten üzücü bir durum..

Konferansta Kızıl Komunist Çin’in Türkler’e yaptıkları soykırımlar anlatıldı, videolar izlendi.. Videoları izlemek gerçekten yürek ister.. Öyleki, Çinlilerin Türkler’e yaptığı katliam görüntülerini izlerken yan koltukta oturan arkadaşımın irkilip kolumu sıktığını defalarca hissettim.. Bırakın Türk olmalarını dünyanın herhangi bir milletine mensup insanının bile bu katliamlara maruz kalması her insanın yüreğini burkacak cinsten.. Ki onlar bizim tarih,kültür,kan bakımından öz be öz kardeşlerimiz.. Peki Türkiye bu durumun neresinde? Bakışı nedir? Bir şey yapmış mıdır?! Malesef elle tutulur hiç bir şey..

Başbakan Erdoğan’ın 1 kez Doğu Türkistan’ı ziyareti dillendirildi. Aynı zamanda Ahmet Davutoğlu’nun da bir ziyareti gerçekleşmiş.. Ayrıca katliamların yoğun yaşandığı dönemlerde de medyada olayları kınama haberleri ve Erdoğan’ın “Bu zulüm yapılmamalıdır” sözlerinden başka hiç bir şey göremiyoruz..

Bence hükümetimiz rotasını Arap dünyasından derhal Orta Asya’ya çevirmelidir ki Büyük Türkiye istiyorlarsa bunun yegane yolu budur.. Bu konuda ayrıca bir yazı paylaşırım inşallah ileride.

Erdoğan’a ve Davutoğlu’na sormak gerekir “Neden ziyaretlerinizin devamı gelmedi? Neden hiç bir şey yapmıyorsunuz?” Şahsen ben Davutoğlu ve Gül’e en kısa sürede bu soruları yönelteceğim.. Ancak sanmıyorum ki üzerine düşsünler. O derece vurdumduymaz olmuşlar ki Türk’e karşı, umursamayacaklardır eminim..

Ayrıca konferansta Osmanlı zamanında Teşkilat-ı Mahsusa’nın Doğu Türkistan’a yaptığı yardımlardan da bahsedildi… Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi istihbarat teşkilatlarından olan Teşkilat-ı Mahsusa’mız Doğu Türkistan’a büyük yardımlar etmişken onların nesli olan bizler neden bu kadar duyarsızız kardeşlerimize karşı?

Son olarak şunu belirtmeliyim ki Doğu Türkistan’lı Uygur Türk’ü kardeşlerimiz başlarda içten bir şeyler, çeşitli çalışmalar yapılmasını planlamışlarsa da buna Çin’in göz açtırmaması sebebiyle imkan olmayacağını anladıktan sonra “Bu böyle olmayacak. Dışarıda bir şeyler yapmak gerekir. Dışarıdan baskı kurulması gerek.” demişlerdir. İşte o yüzdendir ki Avrupa,ABD,Türkiye vd. ülkelerdeki sivil toplum örgütleri, Türkistan sevdalıları ellerinden geldiğince çalışmalar yürütmektedir..

Ancak burada kilit bir nokta varsa o da dış dünyada gitgide yükseliş gösteren Türkiye’nin elle tutulur bir şeyler yapmasıdır. Türkiye’de ki tüm sivil toplum örgütlerini ve tüm milliyetperverleri Doğu Türkistan konusunda daha duyarlı olmaya, bu zulmün son bulması için “örgütlenmeye”, gerekli mercilere başvurmaya hatta gerekirse baskı kurmaya, kan kardeşleri için ellerinden ne geliyorsa yapmaya davet ediyorum.. Şahsen bana başvuran olursa ben de elimden gelen tüm imkanlarla destekleyeceğim..

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Millet’i önceliği bilmelidir.. “Filistin,Libya vs.” değil, “Doğu Türkistan!”

Doğu Türkistan’ın haklı mücadelesinde fiilen yanlarındayız!..

Yalnız değilsin Doğu Türkistan!..

Selam ve sevgilerimle.

Allah Türk’ü korusun.

 

About admin

Leave a Reply

By admin