Home » Makale ve Analizler » Çin ABD ye kafa tutmaya hazırlanıyor?

Çin ABD ye kafa tutmaya hazırlanıyor?

Çin ve ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin bir gün çatışmaya dönmeyeceğini kimse garanti edemez. Bakmayın aralarındaki müttefiklik anlaşmalarına siz.Arif Altunbaş

İleri teknoloji ile donatılmış uçakları, denizaltıları, anti uydu sistem silahları, uçak gemileri, kıtalar arası füzeleri, kitle imha silahlarıyla Çin, en son teknoloji ile modernize ettiği silahlı kuvvetlerini kime karşı hazırlıyor?

Kısa zamanda ABD askeri teknolojik gücü seviyesine ulaşacağı beklenen Asya’nın uyuyan devi Çin, gerek Basra Körfezini, gerek Hind okyanusunu ve gerekse dünya enerji koridorlarının, stratejik noktalarının kontrolünü ABD’ye terk etmek gibi bir niyeti yok.

Silah altındaki üç milyon askerle dünyada en büyük orduya sahip olan bu dev aynı zamanda teknolojik  yarışında da hayli iddialı.

Kendi üretimi olan 52 adet yeni süper silah sistemini Çin Halk Cumhuriyetinin 60. kuruluş yıl dönümü resmi geçidinde tanıtarak adeta dünyaya bir gövde gösterisi yaptı.

Çin’in korkutan yönü, 3 milyonluk kara savunması için eğitilmiş askeri gücü değil.

Pentegonun yıllık raporuna göre;  6.700 tank, 7.400 topçu sistemleri, 2.300 savaş uçağı, 75 büyük savaş gemisi, altı nükleer denizaltısı, 140 adet nükleer silah ile dünyaya kafa tutabilecek bir güce eriştiğidir. Bunlar kağıt üzerindeki resmi rakamlar tabi.

Dünya Jandarmalığını kimseye kaptırmak istemeyen ABD silahlı kuvvetlerine göre Pekin yüksek silah teknolojisi ve güçlü askeri varlığıyla adeta kendisine meydan okuyor.

Çin Ordusunun daha çok kara odaklı savunma ve yıpratma sistemlerinin yerine şimdilerde uluslararası mesafelere uzanabilecek stratejik, kapsamlı değişikler içermesi  kendileri için onur verici, düşmanları için olumsuz ve sinir bozucu bir durum.

Çin denizinden güney Asya kıyılarına, Hind Okyanusundan Basra Körfezine, Kızıl denizden Afrika ülkelerine kadar yayılan ekonomik pazar alanını Çin, ABD’nin kontrolünü ABD’nin tek eline bırakmak istemiyor.

Çünkü ihtiyacı olan Petrolün büyük bir kısmını İran, Sudan gibi müslüman ülkelerden elde ediyor, kendi enerji yollarını rakip ve düşmanlarına karşı koruması geleceği için hayati bir önem arzediyor.

ABD ve AB ülkelerinin içine düştükleri borç bataklığından kurtulamaması, Hindistan, Rusya, Brezilya, bazı Afrika ve Asya ülkelerinin doların hegemonyasından kurtularak yeni ortak ekonomik birlik ve ortak para birimine yönelmelerinin getireceği olası risklere karşı Çin her türlü hazırlıklarını şimdiden yapıyor.

Artık bundan sonra dünyada tek başına her yerde horozlanan bir ABD’nin yerine yeri geldiğinde Çin’in, Hindistan’ın, Brezilya’nın, Rusya’nın da sesinin yükseleceğine, süperler oyunundaki yuvarlak masalarda onların da kartlarını ve restlerini göreceğiz.

Dünya, ABD ve müttefiklerinin oyun alanı olmaktan yavaş yavaş çıkıyor. Sahaya yeni oyuncular da girerek tek takımın baskın, emredici hakimiyeti yerine kıran kırana çok sesli oyunlar seyredeceğiz.

Çin’in uluslararası arenada aktif rol almasıyla artık dünyada hiçbir devlet tek başına Şah değil, Padişah değil noktasına doğru geliyor.

Çin-İran, Çin-Pakistan, Çin-Sudan, Çin-Afrika devletleri, arasındaki anlaşmalar, Çin- Rusya ve Ortaasya ülkeleri arasındaki Şangay İşbirliği de bu bağlamda atılan önemli adımlar.

Çin ve ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin bir gün çatışmaya dönmeyeceğini kimse garanti edemez. Bakmayın aralarındaki müttefiklik anlaşmalarına siz. Bu anlaşmalar bir günde tersyüz olabilir, bir günde ABD Çin’i kendisine ezeli rakip ve düşman ilan etmeyeceğini kimse söyleyemez.

20. yüzyılda artık ABD’nin dünya hegemonyasını sürdürmesi mümkün görünmüyor.

Dünya pazarlarını ucuz malla istila eden Çin, şimdi de bu pazarlarını askeri güçle sağlamlaştırmak, dünya enerji yollarını birilerinin keyfi uygulamalarına bırakmak istemiyor.

Arif Altunbaş – Haber 7
[email protected]


 

About admin

Leave a Reply

By admin