Home » Haberler » İslam Dünyası Ateş Çemberinde

İslam Dünyası Ateş Çemberinde

Ramazan ayı devam ederken İslam dünyası bir yangın yeri görünümünde… En batısından en doğusuna, en kuzeyinden en güneyine hangi noktasına bakılsa katliam, baskı, zulüm, tutuklama, göç, sürgün, açlık haberleri geliyor
12.08.2011 / 11:13
Yangın Dört Bir Yanı Kapladı

Her noktada kan, her noktada gözyaşı, her noktada açlık ve sefalet var. Batı’nın otuz yılı aşkındır karıştırdığı Somali, açlık felaketiyle yüz yüze… Suriye’de kargaşa devam ediyor… Yemen ve Bahreyn’de bir çözüm bulunmuş değil… Libya, iki parçaya bölünmüş, neredeyse bir iç savaş içinde… Gazze abluka altında… Irak, Afganistan, Çeçenistan, Doğu Türkistan… İşgal orduları Müslüman kanı dökmeyi sürdürüyor… Tacikistan’da Müslümanların çocuk ve gençlerinin camiye gitmesine bile izin verilmiyor…

Felaketin Ağırlığı Gözlerden Kaçırılıyor

İslam dünyası tarihi boyunca gördüğü felaketlerin en büyüklerinden biriyle karşı karşıya… Peyderpey gelen haberler birleştirilince en katı yürekleri bile harekete geçirecek bir manzara bütün felaketleriyle görünüyor. Ancak haber kaynaklarını ellerinde bulunduranlar, felaketi parçalıyor, küçük küçük sunuyor dünyaya. Birine Somali sorunu diyor, diğerine Irak, Filistin, Afganistan sorunu… Her Müslüman kendi sıkıntısı içinde gömdürülmek, ümmet şuuru öldürülmek isteniyor. Oysa sorun, baştanbaşa İslam dünyası sorunudur. Müslümanların bir bütün olarak felaketle yüz yüze kalmalarıdır.

Gerçek Failler Gizleniyor

İletişim kaynaklarını ellerinde bulunduranlar İslam dünyasındaki felaketi küçük faillere bağlıyor; felaketin arkasındaki küresel güçlerin kirli oyunları gözlerden kaçırılıyor. Sorunlar yerelleştiriliyor. Somali’de iç çatışma, Suriye’de, Libya’da iktidar muhalefet çatışması denerek dikkatler dağıtılıyor. Oysa buralar, daha elli altmış yıl önce Müslüman kanının emildiği birer sömürgeydi, sonra zalim sosyalist diktatörlere teslim edildi, bugün de göz göre göre ateşin içine atıldı.

Amaç İslam Dünyasını

Dilim Dilim Etmek

İslam dünyasını I. Dünya Savaşı’ndan sonra küçük devletlere bölen küresel zalimler, yeni bir parçalanma peşinde. İslam dünyasında bir tür şehir devletleri kurmak isteniyor. İhtilaflar körüklenerek etkisiz, birbiriyle çatışma içinde Batı ekonomisine para aktaran küçük küçük devletçikler kurulmaya çalışılıyor.

FİLİSTİN

62 yıldır siyonist israil işgali altında inleyen Filistin’de on binlerce Müslüman şehid edilirken, siyonist Yahudilerin yerleştiği Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu mukkades beldede milyonlarca insan yurtlarından sürülerek ülke toprakları gaspedildi. İşgale ve zulme direndiği için 1,5 milyon insanın yaşadığı Gazze ise son beş yıldır ambargo altında adeta açık hava hapishanesine çevrilmiş durumda…

siyonist zulüm tüm acımasızlığına rağmen güç odakları nezdinde tolere edilirken direniş hareketlerinin özellikle de Hamas’ın “uluslar arası toplum” denilen alana entegre etme çabaları gözlerden kaçmıyor.

Kudüs işgal altında… Küstah siyonist yönetim, Müslüman mahallelerini boşaltmaya, Müslümanların evlerini başlarına yıkmaya devam ediyor. Gazze, abluka altında oruç tutuyor. Bir devrim süreci yaşayan Mısır bile küresel zalimlerin korkusuyla kapıları açmıyor. Ramazan, ambargo altında sürüyor.

IRAK

Amerika’nın 2003’te nükleer silah bulundurduğu yalanı ile işgal ettiği ülkede yaptığı katliamlar, saldırılar ve bombalamalarda iki milyona yakın insan hayatını kaybetti, bir milyondan fazla kadın dul, beş milyon civarında çocuk yetim kaldı.

Bir yandan Amerikan askerleri sivilleri katlediyor. Öte yandan her gün bir pazar yerinde veya bir cami avlusunda kimin tarafından patlatıldığı belirsiz bombalarla Müslümanlar can veriyor. Irak’ın katliam haberleri öylesine arttı ki neredeyse rutin haber oldu, gözleri ekranlara bile çevirtmiyor, vicdanları harekete geçirmiyor.

AFGANİSTAN

Önce Rus işgali yaşadı. Sonra Amerika öncülüğündeki koalisyonun saldırısına uğradı. 11 Eylül saldırılarını bahane ederek 2001’de Afganistan’ı işgal eden Amerika önderliğindeki güçler, Müslüman yerleşim alanlarına hedef gözetmeksizin bomba atıyor, Müslüman sivilleri katlediyor. Her gün öldürülen askerlerinin intikamını kadın ve çocuk öldürerek almaya çalışıyor.

AZERBAYCAN

Son yıllarda İslami bilincin arttığı ülkede Müslümanlara yönelik baskı ve zulümler hız kesmiyor. siyonist israille dost bir profil çizen Bakü yönetimi, ülkedeki camileri tadilat bahanesiyle kapatırken, görkemli sinagoglar açma küstahlığında bulunabiliyor. Son olarak okullara başörtüsü yasağı getiren İslam düşmanı yönetim, yasağa karşı çıkan birçok İslam alimini ve liderini cezaevine atmaktan geri durmuyor.

TACİKİSTAN

Yüzde 98’i Müslüman olan 7,5 milyonluk nüfusa sahip Tacikistan’da 1992’den beri iktidarda olan Cumhurbaşkanı İmamali Rahmanov, “ailevi sorumluluk” yasası diye 18 yaşın altındaki genç ve çocukların camiye gitmesini yasaklayan bir karara imza attı. Bu karar Müslümanların tepkisini çekse de yürürlüğe girdi.

SOMALİ

Sömürge yıllarında kanı emildi, sonra zalim sosyalist diktatörlere teslim edildi. Ordu içindeki farklı grupların ve aşiretlerin ihtilafları harekete geçirildi, kana boğuldu,  müdahale edildi, müdahaleciler çekildi, iç savaşa sürüklendi. Bugün açlık içinde kıvranıyor.

İnsanların yiyecek bulamayıp çocukların açlık ve susuzluktan her gün yüzlercesinin hayatını kaybettiği Somali’de bir insanlık faciası yaşanıyor. Somali’deki geri kalmışlık, açlık ve iç çatışmaların asıl sorumlusu yıllar yılı ülkeyi işgallerle etkisi altında tutan Amerika ve Hıristiyan Batı’dır.

ÇEÇENİSTAN

Rusya’ya karşı verdiği direniş mücadelesinde 400 bin civarında insanın hayatını kaybettiği Çeçenistan’da şehid Cevher Dudayev’in, Şamil Basayev’in özgürlük mücadelesi, işbirlikçi kuklaların ihaneti, zalimliği ve katliamları ile söndürüldü. On binlerce Çeçen Müslüman halen dünyanın farklı bölgelerinde mülteci kamplarında yaşama mücadelesi veriyorlar. İçeride ise yer yer çatışmalar devam ediyor.

YEMEN

Batı’nın yıllar yılı piyonu sosyalist diktatör Ali Abdullah Salih, yönetimi bırakmaya yanaşmıyor. Batılı güçler ise ülkeyi en az iki parçaya bölmek için planlar yapıyor. Bir kısır döngünün içerisine mahkum edilen ülkede artan özgürlük taleplerine karşı şiddet kullanımı Suriye’yi aratmasa da Suriye yönetimine uluslar arası arenada verilen tepkilerin San’a yönetiminden esirgenmesi soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

BAHREYN

Batı’nın para kaynaklarından ve oyun alanlarından biri haline getirilen bu küçük ülkede sözde Sünni olan Sultan yönetimi, çoğunluğu oluşturan Şii Müslümanlara neredeyse yaşam hakkı tanımıyor. Yüz binlerin katıldığı gösterilerin ardından tutuklamalar, baskılar hız kesmeden sürüyor. Uluslararası planda sergilenen ikiyüzlülük, Bahreyn halkına özgürlüğe geçit vermemekte ısrar ediyor.

LİBYA

Bir yandan Kaddafi yönetimi öte yandan isyancı güçler… Batılılar, iki tarafın yenişememesi için tedbir üzerine tedbir alıyor, süreç uzatılarak ihtilaf derinleştirilmeye, daha çok Müslüman kanı akıtılmaya ve Libya parçalanmaya çalışılıyor. Katliam yaptığı gerekçesiyle Suriye rejimini yıkmakla tehdit eden Batılı güçlerin NATO kisvesi altında düzenledikleri bombardımanlarda yol açtıkları sivil ölümler ısrarla görmezden geliniyor.

SURİYE

İşbaşına geldiği günden beri Müslüman kanı akıtan Baas yönetimi değişime razı olmuyor. Batı, muhalefetin içindeki kimi güçleri denetimine almış, Suriye’de İslam dünyasının özlediği değişimin gerçekleşmesinin önünü tıkıyor. Ramazan ayı devam ederken sokaklarda Müslüman çocuk ve kadınlar katlediliyor.

DOĞU TÜRKİSTAN

Çin zulmü altında inleyen Doğu Türkistan halkı bir Ramazanı daha Çin askerlerinin baskı, tutuklama ve işkenceleri altında geçiriyor.

Doğruhaber

 

About admin

Leave a Reply

By admin