Home » Haberler » Türkiye Türklerin ve yurttaşlık bağıyla bağlı olanların yurdudur

Türkiye Türklerin ve yurttaşlık bağıyla bağlı olanların yurdudur

Gazetemiz okurlarından Salim Demirhan, “Türkiye Türklerin ve yurttaşlık bağıyla bağlı olanların yurdudur” başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Türkiye Türklerin ve yurttaşlık bağıyla bağlı olanların yurdudur. TC vatandaşlarıarasında ayırım yapmaz. Hukuk devletidir. Kanunlar karşısında herkes eşittir.

Atalarımız bin yıldır bu topraklardadır. Kurdukları yönetimlerle halkları adaletle idare ettiler. Irk din ve mezhep ayırımı yapmadılar. Gitttikleri her yerde halkın yaşantısına örf adetlerine, din ve inançlarına dokunmadılar, serbest bıraktılar.

İslam‘da zorlama yoktur. İslam gönül işidir. Mekke’nin fethinden sonra, Hz. Muhammed (SAV) bütün esirleri salmıştır. Adaletin timsali Hz. ÖmerKudüs’e girince, herkesi serbest bırakmıştır. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u feth edince, kiliselere havralara sinagoglara sığınan yerli halka, artık Osmanlının idaresinde olduklarını, din ve ibadetlerini yaşayabileceklerini ticaretlerini yapabileceklerini söylemiştir. Onlarla birinci cihan savaşının sonuna kadar, hatta Cumhuriyet devrinde bile birlikte yaşıyoruz. İslam’ın adaleti bütün insanlar içindir.

1986’da Suudi Arabistan’da çalışıyordum. Hac zamanında hacca katıldım. Son günüydü, Mina’ya geldik. Oldukça yorgundum bir yere çekildim dinleniyordum, seyrek sakallı atmış yaşlarımda birisi selam verdi oturdu. Türk’tü ama Türkiye vatandaşı değildi. Hemen ısınmıştım ona, nerelisin diye sordum, Uygurum Çin’den geldim dedi. Sözlerini anlayabiliyordum, aramızda güzel bir sohbet başlamıştı. Zor şartlarda geldiğini, Çin Devletinin engeller çıkardığını, ülkelerinde baskı gördüklerini idarenin, Din ve inanç özgürlüklerini, seyahat haklarının kısıtlandığını, baskı altında yaşadıklarını söyledi. Tabii ki baskı gören sadece Uygur kardeşlerimiz değildi. Komünizmin girdiği her yerde baskı ve zulüm vardı.

Biz bin yıl önce Türkistan’dan, batıya Anadolu’ya geldik. Buradan kutsal topraklara gittim. Uygur Türk kardeşim Kaşgar’dan veya Urumci’den geldi. Mekke’de buluştuk, aynı dili konuşuyorduk ve çok rahat anlaşıyorduk. Orada İslam kardeşliği, ırk kardeşliği ve dil kardeşliği birleşmişti. Ben ona, o da bana yakınlık duymuştu. Ben ona, oda bana. Dertlerimizi birbirimize anlattık, dertleştik. Din ırk ve dil kardeşliği biraraya gelince daha bir başka oluyor. Öyle kardeşlerimi daha çok seviyorum.  

1948’de Çin orduları Doğu Türkistan‘a girdi ve işgal etti. İşgal hâlâ sürüyor. Yurdumuzun yaklaşık üç katı büyüklüğünde Türk yurdu işgal altında. Ne zaman o işgal bitecek ?

1980 yıllarıydı. Bir gece geç saatlere kadar, radyoda Türkçe yayınları, Türkleri dinledim. O zamanlarda, SSCB vardı. Türk Cumhuriyetleri, bağımsız değillerdi. Üzüldüm ve o üzüntüyle uyudum. Ne zaman oradaki Türkler özgür olacaktı?. O gece rüyamda: Doğuda Türk ellerine gidiyordum. Öğle vakti oldu. Bir camii de cemaatle namaz kıldım. Tekrar yoluma devam ettim. Niyetim de daha sonraki camii de namaz kılmak vardı…. Öylece uyandım. Birinci camii, SSCB çökmesiyle, Türk ve Müslüman Devletlerin, bağımsızlıklarına kavuşması, niyet ettiğim fakat namaz kılmadan uyandığım camii, daha doğu, Uygur eli, doğu Türkistan’dı. O yerlerin bağımsız olduğu zamanı görecek miyiz?. Rüyamı böyle yorumladım.

Kaynak: Yeniakit Gazetesi

About admin

By admin